GEZİ
REHBERİ
Cizre ilçesi sahip olduğu zengin
tarihi, kültürel kaynakları ve doğal değerleri ile
turistik açıdan cazibe merkezi olabilecek
niteliklere sahiptir.
İlçenin turizm merkezlerinin
başında Nuh Tufanı sonucu, Hz. Nuh Gemisinin
konduğuna inanılan Cudi Dağı gelir. Cudi Dağında
Hz.Nuh (A.S.) ın gemisine ait mıt denilen büyük
çiviler ve tahta kalıntıları mevcuttur. Bu olayı
Kuran’ ı Kerim’ de doğrulanmaktadır. Cizre’deki
tarihi eserler .

Cizre Ejderleri
Fizikçi ve Makine mucidi “Ebul-iz
İsmail Bin Rezzez El Cezeri” tarafından XII.
Yüzyılda kazıma tekniği ile tunçtan Cizre Ulu
Camii iç kapısının tokmakları olarak yapılmıştır.
Sfenks ejderler badem gözlü sivri kulaklı kanatlı
yaratıklara benzetilmiş ve birbirlerinin
kanatlarını ısırır şekilde yapılmışlardır.
Gövdeleri yılan derisine benzetilmiştir.

Ejderlerden biri Dicle diğeri Fırat
nehrini ortadaki arslan başı Cizre insanını alt
bölümdeki kartallar ise savaş gücünü simgeler.
Cizre Ejderleri Ulu Camii kapısında
kapı tokmağı şeklinde sağlı ve sollu olmak üzere
iki adet iken, Ejderlerden bir tanesi 1969 yılında
Danimarka’ya kaçırılmış olup diğeri ise İstanbul
Türk İslam Eserleri Müzesinde sergilenmektedir.
CİZRE KALESİ
Hz. Nuh’un tufan olayından
esinlenerek M:Ö 4000 yılında Mezopotamya’da hüküm
sürmüş olan Gudi İmparatorluğu döneminde gemi
şeklinde yapılmıştır. Zaman içerisinde bölgede
cereyan eden savaşlar sırasında kısmen yıkılan
kale daha sonra Asurlular,
Babiller ve Abbasiler tarafından yeniden
onarılmıştır

Kalede Hamam, medrese, mahkeme,
zindan ve diğer her türlü teşkilat bulunuyordu.

Sarayburnu Kapısı
Kale içerisinde bulunan kapı M:Ö 241-246 yılları
arasında Sasani İmparatorluğu zamanında 1. Erdeşir
Babekan tarafından yaptırılmıştır. Üç muazzam
yekpare siyah taştan yapılan kapının kubbesi
içerisinde bir kitabe ile iki arslan kabartması
bulunmaktadır.

Mem-u Zin Zindanı
Mem-u Zin destanında Mem’in kaldığı
zindan halen sağlam olarak muhafaza edilmektedir.
Taşları arasında eritilmiş kurşunun harç yapılarak
döküldüğü zindanın üst kısmı kubbe şeklindedir

İki Katlı Tarihi Bina
Asur, Sasani ve Arap Hükümdarları
tarafından on odalı ve kalın taş duvarlı bina 1480
li yıllarda Cizre Emir beyi Tacdin’in evi olarak
kullanılmıştır.
Belek Burcu
1596 yılında Cizre Beyi Şeref Bin
Muhammed Bin Hanabdal tarafından kalenin
kuzeybatısına bir sıra siyah bir sıra beyaz taştan
ve dikdörtgen şeklinde yapılmıştır.

Hamidiye Kışlası
II. Abdülhamit devrinde Cizre’yi
idare eden Mustafa Paşa tarafından kalenin
güneyinde yaptırılmış kışla binasıdır.

Nuh Peygamber Camii ve Türbesi
Halen ilçemizde bulunan ve
İslamiyetten önce kilise olduğu söylenen caminin
alt Hz. Nuh’un mezarı bulunmaktadır. Bugün cami ve
türbe modern görünüme kavuşmuştur
 
Ulu Cami
İslamiyetin kabul edilmesiyle
beraber 639 yılında kiliseden camiye çevrilmiştir.
Restorasyon çalışmaları devam eden Ulu cami halen
cami olarak da kullanılmaya devam edilmektedir
 
Kırmızı Mederese ve Şeyh Ahmet El-Cezeri
Türbesi
15. yüzyılda Cizre Azizan Beyi II: Şeref
tarafından yaptırılmıştır. Selçuklu mimari tarzını
taiyan yapı kırmızı tuğlalarla örüldüğünden
“kırmızı medrese” denilmiştir.

Mescidin güneyinde türbesi bulunan
Şeyh Ahmed El-Cezeri ise 1404-1479 yılları
arasında yaşamış ünlü bir şairdir.

İsmail Ebul İz El-Cezeri Türbesi
1153-1233 yılları arasında Cizre’de
yaşayan ünlü mucidin türbesi Nuh Peygamber Camii
avlusundadır.
 
Abdaliye Medresesi ve Mem-u Zin
Mir Abdal camii olarak
isimlendirilen mederese 1437 yılında Cizre Azizan
Beyi Emir Abdullah İbn Abdullah İbn Seyfettin
Bohti tarafından yaptırılmıştır.

Şair ve yazar Şeyh Ahmed Hani
tarafından manzum olarak kaleme alınmış olan aşk
hikayesinin kahramanları Mem-u
Zin ile bu aşkın engelleyicisi olan Bekir'in
türbeleri caminin güney bölümü bodrum katındadır.
Mem-u Zin arasında yaşanan aşk,Cizre Azizan
Beyliği döneminde 1450 / 1451 (Hicri;654)
tarihlerine rastlar.
|